Sohbet, Bedava sohbet, Sohbet odalari, Chat, Canli Sohbet, cet, siber alem sohbet,sohbetci, alemsohbet, yazgulu.com, sohbetim, muhabbet, islami sohbet

     Nickinizi yazip sohbete baslayin 
 
 
sohbet


Archive for the ‘Hikayeler’ Category


kortum uyuyamadım

şuan saat  04:55 yaklaşık 45 dakika önce bilgisayarımı kapattım uyumaya gittim , gözlerimi kapattım aklıma sabah bir sitede okuduğum bir korku hikayesi geldi . aklıma başka şeyler getirerek unutmaya çalıştım , onu unuttum ama daha arkadaşlarla sabahlarken başımıza gelen korkunç bir olay geldi aklıma uyuyamadım .

şuan bilgisayar başındayım uykum var ama uyuyamıyorum gözlerim yanıyor uykusuzluktan :)  

www.kalpsohbet.com : Emrah


Zahide Türküsü

Halk arasında Zahidem adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901
yılında Çiçekdağına bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını
annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha
sonraları da onun bunun yanında büyüdü.

Arap Mustafanın babası düğünlerde, toplantılarda �Koca Oyunu� adı verilen
oyunda Arap rölünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa�ya da Arap lakabı
takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli
köyünden Hacı Bürozadeler�den Mehmete çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan,
babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa,
Ağasının yeni yetişen Zahide�ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan
bu sırrını bir türlü açığa vuramadı. (daha fazla…)


Sevildiğin Kadar Sevilirsin

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer.
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer,
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ışıttığı kadar sıcak
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak!
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Her şey sende gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif…
Kalbin attığı kadar canlısın
Gözlerin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin.
Nefret ettiklerin kadar kötü…
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğü rengin…
Yaşadıklarını kar saymaz.
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadar ömrün…
Gülebildiğin kadar mutlu ol üzülme
Bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi
Sevdiğin kadar sevileceksin
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Bebek ağladığı kadar bebek
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Ve her şeyi öğrenebildiğin kadar bilirsin
Bunu da öğrenki; SEVILDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN!…


Bana Hayatı Öğreten Adam

Gene aynı yerden yazıyorum sana… Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti, yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?
Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım, gidişinden sonra çok ağladım, sensizliğe dayanamadım, sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var, çok sevdaları anlatan yazılar, hepsi sana…
Aslında sen unutulursun, gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar… Unutmaya çalışırken hatırlana o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye… Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi, sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi… Bana o kadar şey öğrettin ki, beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım, kendime baktıkça hatırlıyorum seni…
Şimdi seni çok özlüyorum çok…ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde…gözünde arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni… Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana… Daha neler neler öğrettin… Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana…
Sen bana güzelliği, doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.
Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim, farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum, yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkıca sarılmak istediğimi söylüyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım,gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum….


Yalan Değil Dersen Borcunu Öde

Padişah bir gün, “Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!” demiş.

Yalancılar hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;

– “Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü”.

-”Bunun neresi yalan? Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..”

– “Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..”

– “Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..”

– “Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!”

“Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir”.

Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün Keloğlan gelmiş;

– “Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim.

” Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..”


Alın Teri

İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce:
- Kurban olayım, niçin bu işi başkalarına bırak mıyorsun? diye sordu.
- Niçin başkalarına bırakayım? Halbuki benden daha üstün kişiler bile, daima bu gibi işlerle meşgul olmuşlardır.
- Allah’ın elçisi, Emirülmü’minin ve bütün ecdadım. Esasen tarlada çalışmak ve ziraatla meşgul olmak Peygamberlerin, peygamber vasilerinin ve Allah’ın seçkin kullarının başta gelen, en önemli adetlerinden biridir. (1)


dostum

benim hikayem bir dost hikayesidir dostumun adı kardelen onu kardeşten daha çok seviyorum.o kadar iyi ki ondan ayrılmak istemiyorum okulumuzun bitmesine az kaldı ama ben yinede onu görmeye gidecem o beni görmeye gelmesede dostluklar karşılık beklenmeden yapılırsa daha makbul olur biz onla can ciğeriz inşallah böyle devam eder.o benim her derdimden anlar ve dinler ama bizim gibi daha dost yoktur diye düşünüyorum eğer birisiyle küsseniz bence gidin barışın hayatta ne olursan ol küs durmaya değmez.o insanı bir daha göremeyebiliriz.onun için hiç kimse birbirleriyle küs kalmamalı ve de eğer bir sevdiğiniz varsa fırsatı kaçırmadan söyleyin yoksa çok pişman olursunuz.ama onu gerçekten çok seviyorsanız.hayat zorluklarla dolu bunları aşmamız gerekiyor bunun için er yeda geç söyleyin birşeyler kaybetmezsiniz vede ben kardeleni çok seviyorum!!!!!!!!!!!